30 Mayıs 2011 Pazartesi

Ooof



Mekan tuvaletleri konusunda birçoğunuzun deneyimi olduğunu biliyorum.

Ama bu fena bir deneyim sanırım?






Leon'dan

Léon: And stop saying "okay" all the time. Okay?

Mathilda
: Okay.

Léon
: Good.

10 Mayıs 2011 Salı

Emotion Proof





Grey/Arjantin'den geliyor,

Emotion Proof Mascara.

3 Mayıs 2011 Salı

Anahtar deliği

Sanki vaktiyle (vaktiyle yazınca böyle bir yaşını başını almış, ununu elemiş, eleğini asmış, yer yer elek ihtiyacı olanlara eleği ödünç vermeye hazır gibi bir hissim oluyor, sizde olmasın, rica ederim!) sadece kalbini paylaşacak birileri aranıyor ilanlarında yer alırken, sonrasında büyük kalpli ve paylaşmaya hazır olanlar o ilanlara yerleşti.

Sonrasında bir de baktık ki, büyük kalpli ve paylaşmaya hazır olanların birçoğunun aslında "kalp yetmezliği"nden gidiverdiklerini gördük, ya onlar aslında kendilerine atlara vurulan dopinglerden vurup "aşk avı"na çıkanlardı, ki safkan arap atları gibi sonradan açılmayı bırak, finish yapmayı bile beceremeyenlerdendi, ya da benim eteğimdeki taşlar döküldüğünde benim taşlarımı alıp kaçmakla/taşların hacminden korkmak arasında kalıp gidiverdiler, dörtnala, şanssızdık. Bazen de bir baktık ki, ağzından köpükler erken erken çıkıyor, biz anladık dopingli kalpler olduklarını, bulaşmadık, şanslıydık.

Sonra anladık ki, büyük-küçük kalpler de, paylaşımcı olanlar da-olmayanlar da aslında bizim gözlüğümüzden bakılıyor ve görülüyor. Ve aslen gelin görün ki, kalbi taşıyanın öncelikle o kalbi kendisinin fethetmesi, kendi kalbinin atışına senkronize olması gerekiyor ki, kendiyle çelişmesin, sevgiden korkmasın.

Sonra gün geliyor, birisi hem kendini hem başkasını sevmiş, karşınızda dimdik bir şekilde, kalbinizin anahtar deliğinden bakıveriyor.

Ona laf geçmiyor.


26 Nisan 2011 Salı

Güzel

Yolda yavaş yürüyenlerin bazılarının, unutamadıkları yüzünden yavaş yürüdüğünü anlattı bana.

Ama bunu hiç böyle söylemeden. Çok da güzeldi.


Güzel zaten.

18 Nisan 2011 Pazartesi

M.M

".. Kendinden nefret eden insanlar tanıdım. Günün birinde yanlışlıkla biri onlara aşık olduğu zaman, en çok istedikleri bu olduğu halde, o insana düşman kesiliyorlar. Kendini sevmeyen ve sevilmez bulan biri, bir başkasının da kendisini sevmesini kabul edemiyor. O zaman onu hor görmeye, küçük görmeye başlıyor. İnsanın kendisiyle barışması önemli bir eşik."

M.Mungan.

17 Nisan 2011 Pazar

Ezgi

Geçen yıl Senem Hocam sayesinde dahil olduğum enerji ve reiki durumlarının, ani değil de, yavaş yavaş etkilediğini görerek, hayatımı değiştirdiğini ve kafamda varolan -ki varolduğunu fark ettiren Senem'dir- "unity" kavramını iyice perçinlettiğini damarlarımda hissettiğim şu son 7-8 ayda, en iyi deneyimi cumartesi günü yaşadım.

Bir haftadır, aylardır anksiyeterlimi bile sakince yaşayabildiğim bu dönemde biraz toz kalkmıştı. Zaten, kazmaya devam ediyoruz, durmak yok, ama kalkan toz biraz tıkadı sanırım.

Tıkanmışım. Ezgi ile bir seans enerji, dünya, reiki, ben, o, ağaçlar, sandalye, su derken... Bayır aşağı gelincik tarlasına koşar gibiydim.

Bana ödevler verdi, hearthbroken olan kalp çakramı ve söylemekten vazgeçtiklerim yüzünden tıkanan boğaz çakramı açıyoruz. Ödevlerimi yapmaya kararlıyım.

Aldığım nefes, o kadar ferah ki.

Sevgiden, aşktan, birlikten, ayrılıktan, güneşten, kuyulardan, duvarlardan, sudan, topraktan, tabureden, Hindistan'dan, kalemlerden, ifadelerden, renklerden... Bolca konuştuk, güldük, gözler doldu.

Eski hayatımdan getirdiklerim, söyledikçe sanki biliyormuşum gibi kanıksayarak dinlemem. Bir an tüylerimin diken diken olması.

Hava bile yoğundu evindeki.


İyi ki varsın Ezgi.